23 Ağustos 2013 Cuma

Okuduklarım #38: Mart Menekşeleri - Sarah Jio

Merhaba herkese :)

Bloga nasıl bir dönüş sözü vermişsem, tatilde bile post'suz bırakmıyorum burayı. Eee, özdisiplin önemlidir. :)

Foça'dayım şu anda. Kediniz tatil yapıyor :) Uzun zamandır beklediğim şeydi tatil. Ankara'nın karışıklığından, akrabalardan uzakta şööyle kafamı dinlemekti arzum. Çok şükür gerçek oldu. Tbii dönüşte aynı keşmekeşin içine bomba gibi düşecek olmak beni tırsıtsa da :) Kürkçü dükkanından kaçış yok. Hem insan düzenini de özlemiyor değil...

Pazar günü hareket ettik Ankara'dan Foça için, eşimin arkadaşlarıyla birlikte kurumun kampına gidiyoruz. Bir dostumuz da bizimle erkenden yola çıkmak istedi. Annemin memleketi Simav'a uğradık, ilk defa annemler olmadan. Anneannem de Ankara'da annemin yanında olunca, dayım yengem ve kuzenle başbaşa geçirdik vakti :) Amaaa... Dayımlar evi yaptırdıkları için eşim ve arkadaşı, inşaat işçisi modunda çalıştırılmak kaderinden kaçamadılarrr :) Birkaç kare ile memleket esintileri...




Salı günü ise Foça'ya geldik. Burası için söyleyecek sözüm çok olamsına rağmen yok. Tembel tembel zaman geçiriyorum... Kitap okumaya çalışıyorum ama arkadaşlar "Okumaya mı geldin!" diyerek kitaplarımı kaçırıyorlar benden :( Ara ara vakit buldukça okuyorum ben de :) ama bu kitaplarımı bitirmeme engel değil tabii ki :)

Bu uzun giriş faslından sonra kitabımıza gelelim, Mart Menekşeleri'ne.



Yazarımız Sarah Jio, kitap ise Arkadya Yayınları'ndan. Yayınevinin, kapağın iç tarafına eklenen püsküllü ayraç tarzına ise bayılıyorum. Nasıl romantik bir fikir. Hem kitabınızın kendine özel bir ayracı oluyor, hem de kütüphanenize koyduğunuz vakit çok estetik bir görüntü oluşturuyor. Diğer yayınevleri de Arkadya'yı örnek almalılar bence :)

Kitabımıza gelirse, kapağını gördüğümde en başından beni etileyen bir kitabın, diğer okuyanların yorumlarıyla da birleşince, beni kapaını dahi açmadan etkilediği muhakkaktı zaten ama okuyup bitirdiğimde de beni bu kadar şaşırtıp hayran bırakacağını hiç hesaba katmamıştım..


Kitabımızın ana karakterlerinden biri Emily Wilson.. Kocasından boşanan br kadın, yaralı bir kalbi var ve Bainbridge Adası'ndaki Yengesi Bee'nin yanına gidiyor en yakın dostu Annabelle'in zorlamasıyla... Yüreğini dinlemesine ihtiyacı var çünkü. Bee de hayatı boyunca en büyük destekçilerinden biri. Emily eve gidince odasındaki komidinin çekmecesinde bir defter bulur ve okumaya başlar.. 40'lı yıllardan kalma bir defterdir. Emily başta okumak istemese de, tabii ki biraz da merakın etkisiyle okumaya başlar ve kendini tam anlamıyla derin bir aşkın içinde bulur. Bu arada Bainridge adasında da kendisini duygusal maceralar beklemektedir...

Bundan sonraki düğümlerin çözümü ise kitapta :)


Şimdi ise yeni başladığım kitabıma devam edeceğim, bir başka "farklı" kitap. Bu daha vurucu. "Peri Gazozu"

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle :) Foça'nın günbatımıyla uğurluyorum sizi :) Sevgiler :)



4 yorum:

  1. Her iki kitap da çok güzeldi. Peri Gazozu yeni bitti keyifli okumalar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gazoz'un tanıtımını gördüm. Sizlerle aynı satırlardan geçmek ne güzel :)

      Sil
  2. Merhabalar;
    Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım.
    91. takipçiniz benim. Blogunun ismini de çok sevdim :) Kedilere ayrı bir ilgim var da :)
    Bu arada çok hoş bir çekilişim var, muhakkak beklerim :)
    Sevgiler
    http://http://whiteglaze.blogspot.com/2013/08/beyaz-srn-buyuk-cekilisi.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, sizin de tasarımınız çok güzel, çok şirin bir blog. Benden de sevgiler :)

      Sil