17 Eylül 2013 Salı

Kedi'nin Öyküleri #1: Muhittin'lik Zor İş!

Alıntıdır.
Ben Muhittin Karaböcek. Hayır, Karaböcek kardeşlerle bir alakam yok. Hikaye anlatım tekniklerinden, 3. tekil şahıs gözüyle anlatım tekniğinin 3. tekil şahsıyım. Olanları benim gözümden okursunuz yani. Bir nevi kameraman. Henüz basılmış bir kitaba ait bir anlatımım yok. Demek ki, pek başarılı değilim. Hiç de belli etmezler, gücenmeyeyim diye herhalde. Bu işi yapmadığım zamanlarda da, yan karakter olarak bazı romanların birkaç sayfasında yer işgal etmişliğim vardır. Çok dikkat çeken bir tip değilim, belki ismim biraz etkiler sizi. Kıkırdarsınız okuyunca. Onun haricinde çok sıradanım.

Kanımca, 70’ler yahut 80’leri anlatan edebi metinlere daha çok uyum sağlıyorum. Ruhum eski benim. Bakkala gidip, bir dilim beyaz peynirle bir gazete külahı zeytin alırım. Pazar filesi olur, ceketimin ceplerinden birinde. Ama onu hiç kullanmam, çünkü dolmaz. Dolmayınca, utanırım. Eve gelip, zeytini emaye bir sahana aktardıktan sonra, külahı okurum. En sevdiğim külahlar, seri ilan sayfalarına ait olanlar. Hele ki zayi ilanlarına denk gelmişse. “Lise diplomamı kaybettim, hükümsüzdür.” Ya da “Nüfus cüzdanımı kaybettim, hükümsüzdür.” Keşke ben de kaybetsem mendebur kimliğimi derim kendi kendime. Kimlikteki fotoğrafımdan nefret ediyorum çünkü, beni olduğumdan daha farklı gösteriyor. Daha yakışıklı görünmek istemiyorum, sahtekarlığa lüzum yok. Neysem, oyum. Saçını taramayan Muhittin’im ben, ütüsüz gezen herifin tekiyim. İyi ki romanlarda geçiyor hayatım. Bir de sinemadan olsaydı geçimim, yandıydım işte! İyi kötü, sayfalarda ismimiz geçiyor, betimleniyoruz, gerisi sizin o güzel hayal gücünüze kalmış! Çirkin bir manzarayla karşılaşmak istemezseniz, anında değiştirirsiniz kaşımı gözümü. Kafama bir eprimiş fötr oturtuverirsiniz, ya da kravatımı gevşetip ters dönderirsiniz, al sana bir Turist Ömer! Tatlı serseri seniii! Ama sinema öyle mi? Nasıl gösterirse. Sonra hafızalardan silinmem artık! Aman, kalsın. İlişmeyin, ben iyiyim böyle! Maymunluğun lüzumu yok!

Yazar ağabeylerim arada kıyak geçerler, esas adamla bir içki içmeye gideriz. İki afili cümle ettik mi, bizden ala felsefeci olmaz. Bir iki şişe bira da yeter. Bazı günler köpeköldürene talim ederiz. Kimisi de kendi halinde memur eder bazen beni, her akşam bir ufak rakıyla eve yollar. Kesin bekârımdır ama, bana evliliği hiç yakıştırmazlar. Ama nedense içkisiz de yazmazlar, “Oğlum Muhittin, seni bir aile babası yapalım, iki çocuğun olsun” demezler. Ayyaş Muhittin, Serkeş Muhittin, Yolsuz Muhittin.

Ha, evet bir de neden “Muhittin”? Başka isim mi kalmadı da, beni Muhittin ettiler? Tüm Muhittin’lerin benim gibi, yıldızı çok parlamayan, küle dönmüş mangal alevi gibi olduğundan mı acaba? Bir Kıvanç olabilirdi mesela ismim, ama yok, Kıvanç’lar kıyıda köşede kalamaz. Bir Burak olmak için çok serseriyim, Burak’lar efendi tiplerdir, aile çocuğudurlar. Ramiz olmak için fazla “cıvık”, Adem olmak için fazla “ayyaş”ım mesela ben. Yine de, mesela Bülent olabilirdim bak. Ama yok yok, olmasam daha iyi!


Sözün kısası, başkalarının çizdiği bir hayatı yaşamak kötü, çok kötü. Ben anlatsam, siz okusanız; o da bir yere kadar. Siz en iyisi, kendi güzel hayatlarınızın kıymetini bilin. Bir de çocuklarınıza doğru düzgün isimler verin. O kafi!

20 yorum:

  1. Çok hoş çok beğendim bütün çoooklar sana gelsin. Kalemine sağlık güzellik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Esra'm, senin de okuyan gözlerine sağlık :)

      Sil
  2. Bence hiç de acemice değil, kelimeler içinden dökülmüş gibi. Öykülere devam etmelisin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pazartesi gecesi uyuyamazken aklıma gelip, "nolur sabaha unutmayayım" diye diye içimden geçirmiştim bu kelimeleri. Dün de bir ara yazdım. Çok teşekkür ederim, zaman ayırıp okuyup, bir de üzerine yorumladığın için :)

      Sil
  3. Her cümlenizi keyifle okudum.
    Siz yayınlamakta tereddüt edince, açıkçası sıradan bir öykü bekledim ama bu kesinlikle farklı, çok farklı olmuş. Gerçekten çok güzel bir tat bıraktı ben de, bence yazmaya ve yayınlamaya devam etmelisiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Beyaz Kitaplık, seçici bir okur olduğunuzu biliyorum, tanıttığınız kitapları da severek takip ediyorum. Bu yüzden, seçici bir okur gözüyle yaptığınız yorum da beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Çok çook beğendim Muhittin'i, devamını dört gözle bekliyorum. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, devamı gelecek Muhittin'in :)))

      Sil
  5. isimlerle ilgili takıntım var benim de! Son cümleyi çok sevdim :) devamını bekliyorum. sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsim takıntısı konusunda yalnız olmadığımı bilmek de çok güzel :) Devamı gelecek inşallah, hatta yazdım bile :) Benden de sevgiler :)

      Sil
  6. Yazı ile ilgili duyuruyu instagramda gördüm, geldim. Zaten blogdan da arkadaşız ama ben bu aralar çok yoğunum ve blogumdan ve takip ettiklerimden uzak kaldım:(
    Neyse hikayeyi çok beğendim, okurken çok keyif aldım ve gözümde canlandı. Bence Muhittin'in hikayeleri mutlaka devam etmeli, bekliyorum...Tebrik ediyorum:)
    Bu arada ben blogumda bir kaç tane Yazdım işte! başlığı altında kısa durum anlatıları yazmıştım, yazmak ve okumak biz gibiler için hayatın anlamı;)
    natali_kontes

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin :) Ben de bazı bazı blogumu boş bırakıyorum. Geçtiğimiz aylarda hatta bayağı bir uzattım bu işi. :)
      Hikayemi beğendiğin için çok teşekkürler. Sizler okudukça yazma isteğim bir hayli çoğalıyor. Cesaretleniyorum. Üretmek için teşvik ediliyorum. Bu çok güzel bir his.
      Ben de anlatılarını okumaya geleceğim hemen şimdi :)
      Sevgiler :)

      Sil
  7. cidden çok beğendim. devamı da gelsin lütfen.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz :) devamı gelecek, taslağı hazır bile :)

      Sil
  8. süper bu muhittin kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
  9. çok begendim elinize,yeteneginize saglık.sizin sıkı takipçinizim hikayenizi instagramda gordum geldim hikayelrinizn devamını sabrsızlkla bekliyorum sevgiyle kalın :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sevgili adsız, her zaman beklerim :)

      Sil
  10. Muhittin'i de senin kalemini de sevdim :) Böyle sürsün dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, her ikisi için de :) kocaman sevgiler :)

      Sil