9 Eylül 2013 Pazartesi

Okuduklarım #42: Belki Defne - Nihal Yeğinobalı

Merhaba!

Haftasonu yine bir hışım geldi geçti. Çalışan insanlar olarak haftasonunun hızına hayret etmemek elde değil. Cuma akşamı öyle çok plan program yapıyorum, oysa cumartesi pazar bu planları gerçekleştirmek için hiç de yeterli gelmiyor.

Cuma akşamı eve geldiğimizde kapıdan girer girmez güçlü bir bas tınısı ile bir oyun havası müziği içinde bulduk kendimizi. Meğer üst çapraz komşunun oğlu evleniyormuş. Erken bir kınagecesi havası sarmış binayı. Neyse ki eve geç gelmiştik de saat 10'a kadar çektik bu dırıltıyı... Derken; cumartesi sabahına davul ve zurna sesleri ile merhaba dedik! Çünkü asıl kına gecesi cumartesi günüydü! Evin önünde saat 18'e kadar sürdürdüler eğlenceyi, sonra çok şükür kız evine geçtiler... Ama bitmedi! Pazar sabahı da bir parti daha davullu zurnalı eğlentimiz oldu! Ankara yazın böyle oluyor. Mahalle arası düğünlerde, hele ki sakin bir sokaksa yolun ortasında göbek atan insanlar görmeniz işten bile değil!

Bu hengamenin ortasında ben de boş durmadım ama. Çamaşırlar yıkandı, ütü yapıldı, temizlik bitti derken ben de kaş ile göz arasında hemencecik kitap kabı yapma projemi hayata geçirdim. Efendim, çantama vs kitap koyduğum zaman kenarlarının kıvrışmasına, sayfalarının arasına anahtar vs karışmasına çok sinir olan bir insan evladıyım. Bunu engellemek için de böyle bir çözüm buldum. Biraz internet araştırması ile, ki özellikle yabancı kaynaklar bu konuda çok harikalar, kendime uygun bir format buldum ve aldım elime makası, sonra da oturdum makine başına. Henüz tamamlanmadı ama, süslemesini de halledince inşallah güzel olacak!


Her genç kızın rüyası :D Ama benimki Singer :)

Bugün itibariyle de kitabımı bitirdim!




Belki Defne, yazarı Nihal Yeğinobalı
Can Yayınları'ndan, 310 sayfa

Bu kitabı D&R'ın meşhur 5TL'lik kampanyasından almıştım. Naylon kap içindeydi, içine göz gezdiremedim, arka kapağı ile yetindim, biraz da cüsseli olması beni itti almaya. İlk Nihal Yeğinobalı okuyuşum, ama son olmayacak çünkü diğer kitaplarını da okumaya can atıyorum.

Çekilmez Ankara trafiğinde bir yerlerde...

Geçen hafta ise, "Ben bunu okuyayım artık!" dedim, iyi ki de demişim.

Adından da anlaşılacağı üzere, Defne isimli genç bir kadına ait bu roman. 70'lerin başında, eski İstanbul'da geçer zaman. Eşinden boşanma aşamasındadır Defne, babasından kalma Fenerbahçe'deki eski eve yerleşir. Meto (Metin)'dan Sonra "MS" olarak adlandırdığı yeni yaşamında, Beril ile tanışır olmadık yerde, çok sıkı dost olurlar. Beril'in eşi Sahir vardır bir de, Defne'nin içinde hep bir "belki" hissi yaşatan.. Olaylar örülür, duygusal çalkantılar olur.. Akar..

En sevdiğim şey, yazarın diliydi ama. Duyguları öyle gerçekçi vermiş ki, elinizle dokunacak gibi oluyorsunuz. Eski İstanbul'u müthiş güzel tasvirlemiş. Defne'nin hislerine "ben bu duyguyu bir yerden tanıyorum" şeklinde yaklaşıyorsunuz okurken. Demem o ki, kesin tavsiyemdir çünkü favori kitaplarımdan biri oldu "Belki Defne"


Kitaptan seçme cümlelerle bitiriyorum bugünkü yazımı;

"Geçmiş zaman özlemleri, hele bir de gelmemiş, gelmeyecek bir zamanla ilgili sızılara dönüştü mü, tümünü döner kapıların dışında bırakmak gerekir." S.35

"Tanıdıklarla konuşurken her sözcüğün, her konunun, ister istemez taşıdığı birtakım (gizli-açık) çağrışım, anı ve önyargı yükleri vardır. Ve bunların gerektirdiği sınırlamalarla hesaplar. Oysa yabancılar arasında bunlar geçerli olmayabiliyordu." S.43

"Uykuya dalmazdan önceki muzır saattir bu: ölmüş pişmanlıkların,utançların hortladığı, kuşkuların gulyabanileştiği saat. İyi şeyler düşünmelisin onları başından savmak için." S.155

Hoşçakalın!

8 yorum:

  1. Nihal Yeğinobalı ile ilk olarak bu sene ünlü eseri Genç Kızlar ile tanışmıştım.Dilini çok sevdim,dediğin gibi o duygular o kadar gerçekçi geliyor ki insana.
    Kitap kabı sonucunu da merakla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman ben de "Genç Kızlar" ile Yeğinobalı'ya devam edebilirim :) tavsiye gibi birşey oldu, teşekkür ederim :)

      ya kitap kabımı tamamlayacağım ama, keçeden çiçek yapmam lazım, ona üşeniyorum hep, ondan bitmiyo :P

      Sil
  2. Nihal Yeğinobalı hiç okumadım, ama senin zevkine güveniyorum.. okunacaklar listeme ekledim.. kitap kaplarının nasıl olacağını da çok merak ediyorum.. sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) umarım beğenirsin Yeğinobalı'yı, dediğim gibi konuyu bir yana bıraksam, dili bile sürüklüyor insanı.

      Kap güzel oldu ama demin de yazdım, iki kenarı tutturmak için dekoratif bir keçe çiçek yapmam lazım kaç gündür misafir şu bu derken bir türlü halledemedim :( bitse de kullansak bir an evvel. :) benden de sevgiler :)

      Sil
  3. Kitap kabını merak ettim süper fikir :) Bittiyse paylaşabilir misin ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu akşam bitirip paylaşmayı düşünüyorummm :)) seve seve paylaşırım tabii ki :)

      Sil
  4. Hemen Belki Defne'yi edinmem lazım ve elimdekiler bittikten sonra da başlamam :)Bu arada kitap kabını merak edenlerdenim, hemen istiyoruzz :)

    YanıtlaSil
  5. Ben de yeni bitirdim kitabı, iğrenç ötesi. Uzun bir süre kitap okumayı düşünmüyorum. Aşk romanları, kadın ve erkeklerin duygulara ve cinselliğe bakış açısını anlattıkları kitaplar yakılmalı.

    Hatta bugün arkadaşımın yazdığı bir şeyden (Evet, bir şey kelimesi ayrı yazılıyor) alıntı yapayım: "Her şeyin okunması gerektiğini de düşünmüyorum.
    Bugün gazete diye basılan kağıt parçalarından tutun da
    Kahve içerken fincanın yanında bulunmaktan başka bir işe yaramayan kağıt israfına kadar bir çok "okunak" bence cöp dışında bir anlam ifade etmiyor."

    Neyse bunları yazarken okuduğun kitaplara baktım da, kime ne anlatıyorum dedim kendi kendime.

    Hadi kal sağlıcakla ;)

    YanıtlaSil