19 Eylül 2013 Perşembe

Okuduklarım #45: Yürek Burgusu - Henry James

Merhaba! :)

İki gündür sürekli sizi Muhittin ile meşgul ediyorum. Sonunda kitabı bitirdim de hem kendimden hem de okuduğum kitaptan lakırdı edebilmek için fırsat buldum :)

Düzenli yazmaya başladığımdan beri, kendimde ilerleme kaydettiğimin farkındayım. Çünkü belli bir disipline oturtunca işleri, cümleleri seçip kurmakta çok zorlanmıyorum. Aynı zamanda kendi kendimi redakte etmeyi öğreniyorum. Sizlerin de görüşleri bu yönde beni olumlu etkiliyor. Yazdıklarıma ben de üçüncü bir kişi gözüyle bakmayı öğreniyorum. Bakalım, bu yolda daha ne kadar ilerleyebileceğim? Destekleriniz ve yorumlarınız için çok teşekkürler.

Bu aralar, kitap kabı projemden sonra, şimdi de kare motifler örmeye başladım. Her sonbahar elime bir yumak yün ve şiş ya da tığ alırım. Projelerim çoğunlukla nihayete ermezler ama, olsun. Uğraş iyidir. Gerçi ders çalışmam da lazım ama, akşamları bundan iyi terapi olamaz benim için. Siz de sever misiniz böyle şeylerle uğraşmayı?


İlk başta bunlardan rengarenk kırlentler yapmayı planlamıştım, okuma odamdaki beyaz kanepem için. Ama sonra Instagram'da sevgili Nil dedi ki, "Bence battaniye yap" Sonra rotamı o yöne döndürdüm. Bilmiyorum artık sonu ne olur :)



Kitabımıza gelirsek;
Yürek Burgusu, Henry James
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 165 sayfa, Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi

Bu kitabı bana, sevgili Kitap Kardeşim Morrje hediye etmişti. Pınar hanım, Fatoniko, Ebru hanım, Morrje birlikte okumaya başladık pazartesi günü. Mini bir kitapkardeşliği yaptık aramızda. Ben bugün bitirdim.

Son iki kitaptır bir uyuşmazlık var bende okuduklarımla. Bu kitapta da istediğim havayı yakalayamadım.

Başlarken, önsöz okumak huyumdur. Bu kitapta da başlamadan okudum. Ama maalesef önsöz, kitap hakkında tüm gidişatı ifşa etti. İfşa etmesi bir yana, kitabın konusunu öğrensem bile, konu öyle bayat ve öyle sıradandı ki, zaten istemeyerek başladım kitaba. Ama okunacak tabii, el mahkum.

Konusu ise, Miles ve Flora'nın annesi ile babası ölmüştür. Amcaları ise çocukların bakımını üstlenmek istemez ve mürebbiye/öğretmen tutar. Öğretmen Bly'a geldiğinde herşey günlük güneşliktir, ancak zamanla öğretmen hortlaklar görmeye başlar. İşin kötüsü hortlakların, çocukları etkisi altına aldığını düşünmektedir. Ama şu var ki, hortlaklar yalnız öğretmene görünmektedir. Olaylar gelişir...

Konuyu vermekte sakınca görmedim, çünkü bunların hepsi önsözde zaten yazıyor! :/


Bütün kitapta, altını çizdiğim, anlamı olan tek cümle ise buydu!

Herkese sevgiler :)

5 yorum:

  1. Kutluyorum seni. Hem ders, Hem kitap, hem de el işleri. Ne güzel şeylerle dolduruyorsun yaşamını. İş Bankası Yayınlarından hangi kitap sıkıcı değil ki. :)) Veya bana mı öyle ratladı acaba? İşin kötü yanı ben de senin gibi başladığım bir kitabı sevmezsem yarım bırakamıyorum. Bu arada müsaadenle izleyicin oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ilhan Bey, iltifatlarınız mutlu etti :) İş Bankası'nın her kitabı sıkıcı değil aslında, ama size öyle tesadüf etmiş olabilir, bakın bana da rastladı! Ama bir Anna Karenina baskısı var ki harika! İyi günler :)

      Sil
  2. Canım harikasın, çok güzel anlatmışsın. Fırsat buldukça okumaya çalışıyorum. bu arada "hanımı" kaldıralım aramızdan :)
    Sevgilerimle

    PINAR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) teşekkür ederim, peki, kaldıralım o zaman, ama ben sevgi ifadesi olarak "abla" kullanabilir haberin olsun :) benden de sevgiler :)

      Sil