23 Ekim 2013 Çarşamba

Okuduklarım #48: Serenad - Zülfü Livaneli

Merhaba!

Biliyorum son zamanlarda okuma hızımı da, bloga post yazma hızımı da düşürdüm. Burayı çok sahiplendiğim için sizlere karşı sorumlu hissediyorum kendimi. Ama yetişmem zaman alıyor buraya. Bazen kitap okumayı bile özlüyorum. Derslerim var çalışmam gerekn, hastamız var ilgilenilmesi gereken, ev işleri var temizlenmesi beklenen derken... Sanırım biraz da kafamı veremiyorum. aaa bu arada, öykülerim var yazılmayı bekleyen. Bir koltukta çok karpuz var ama hiçbirini düşürmemeye çalışıyorum. Cambaz olabilitem yüksek bu sıralar.


En son bu harika kitabı okudum.

Serenad, Zülfü Livaneli,
Doğan Kitap, 481 sayfa.

Her bir sayfası ayrı ayrı takdir edilesi, mükemmel bir Livaneli klasiği bence!

Bu kitabı, nisan sonunda almıştım. O zamandan beri bekliyordum zamanının gelmesini. Twitter'da "ne okusam?" diye sorunca, sevgili Cansu dedi ki "Serenad'ı oku." Dedim kendime, zamanı gelmiş bu kitabın. İki günümü aldı bitirmem. Arefe gecesi başladım, Bayramın ikinci günü sabahı bitirdim. Tabii arada bayram gezmeleri de vardı :)

Kitabımız Maya Duran Hanım'ın ağzından anlatılıyor. Demem lazım, Livaneli bir kadın gözünden anlatma işini mükemmel bir şekilde halletmiş, tebrik edilesi bir durum!

Maya Hanım, İstanbul Üniversitesinde halkla ilişkiler danışmanıdır, Rektör adına Yurtdışı misafilerini karşılamak, onlarla ilgilenmek gibi işleri yürütür. 2001 Şubatında ABD'den gelen 80 küsür yaşındaki Profesör Maximilian Wagner'i karşılamak ve onunla ilgilenmek de onun görevidir. Profesör konferanstan sonra kemanı ile birlikte Şile'ye gitmek ister bir sabah. Olaylar ondan sonra başlar, ve biz de efsane bir aşka tanıklık ederiz. Kitaba dair anlatabileceklerim yalnızca bu kadar, devamını kitaba bırakıyorum ki, okuma zevkinizi kaçırmayayım.

Öyle hızlı ve akıcı geçti ki, altını çizdiğim cümleleri fotoğraflayamadım, ama birkaç alıntım var tabii;

"Hepimiz içimizde, gizli, nazik davranışlarla üstü örtülen ama bir tehdit algıladığımız zaman hemen o keskin dişleriyle ortaya çıkan bir timsah taşıyoruz." sayfa 10

"Acaba yoksullar zenginlerden daha mı çok hastalanıyorlardı, yoksa nüfusları daha çok olduğu için mi hastaneleri dolduruyorlardı?" sayfa 155

"Çünkü halk ancak örgütlü olduğu zaman etkili olabilir. Yoksa tek tek insanlar, zorbalık karşısında sinerler." sayfa 245

Ama, yürekten tavsiye ederim bu kitabı. Özellikle Profesör Wagner'in aşkına diar satırları okurken, içinize birşey dokunacak. Eski zamanlarda kalan, artık bu yüzyılda varolmayan bir his...

Şu anda ise "Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini"ni okumaya başladım. Ve birden Yunan coğrafyasına ilgim arttı. Tavsiye edebileceğiniz Yunan yazarlar var mı acaba?

Herkese sevgiler :)

11 yorum:

  1. ben de duruldum bu aralar umarım dalgalarım çabuk kaynaşsın:)Güzel yazar hı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşallah :) ve evet sahiden güzel bir yazar! :)

      Sil
  2. Ben de çok sevdm, samm br ktaptı. Arkadasım bu kıtabı bana verırken Zulfu Lıvanelı'nın en ıyı kıtabı demıstı, ılk kez okudum. Dıgerlerını de zamanla ve 'vakıt buldugumda' okumak ıstıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sahiden, şimdiye kadar okuduğum en güzel Livaneli kitabı :)

      Sil
    2. kesinlikle katılıyorum en güzeliydi, ama Son Ada'da en az Serenad kadar güzeldi, okumuş muydunuz?

      Sil
    3. Hayır okumadım, ama tavsiyenizi listeme ekiyorum hemen :)

      Sil
  3. Yunan sair Yannis Ritsos u cok severim ben tavsiye ederim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdım bir kenara, çok teşekkürler :)

      Sil
  4. çok ama çok guzel bir kitaptı bence

    YanıtlaSil
  5. Ben de bu kitabı çok sevmiştim... ;Tavsiye edebileceğim yunan bir yazar yok ama kitapta sözü edilen "uykuda sevilen kızlar" ı okuyabilirsiniz belki :) Benim bloguma da beklerim

    http://mahrem-i-esrar.blogspot.com/2012/12/serenad.html

    sevgilerimle

    YanıtlaSil