2 Aralık 2013 Pazartesi

Okuduklarım #53: Yeni Konuklar - Füruzan

Merhaba!

Yine bir kitap tanıtım yazısı. Ama ondan evvel biraz sohbet edelim. Sabahtan beri içimde bir cümle dolanıyor, "Hey gidi aralık, yine mi geldin?" diye. Aralık, yılın son ayı, eşimin doğduğu ay ve benim doğduğum ay. Birkaç gün sonrası ise yeni bir yılın başlangıcı. Aralık'ları severim. Koca bir yıl neyi yapamadı isem, aralıkta yapmak isterim. Artık ne kadarına fırsat bulabilirsem tabii.

Ben bu aralar, yavaş hızda okuma yapıyorum. Aklıma düşen cümleleri not ediyorum. Biraz örgü örüyorum, çoğunluk da tembellik ediyorum. Ders çalışmak istemiyorum. Kısa kısa bunlar var.

Ve belki de, içimde bir roman oluşturuyorum. Beynimin içinde bambaşka bir dünya var. Kimi zaman oraya kaçıyorum. Beğenmediğim yerleri değiştiriyorum. Mayalanıyorum.

Şimdi, kitabımıza gelsin sıra.


Bu kitabı, Pinuccia'nın Kış Okuma Şenliği kapsamında, ikinci kategori olan "kütüphane/ sahaf kitapları" kısmı dahilinde okudum.

Yeni Konuklar, Füruzan
Bilgi Yayınevi, 1977

Kitabı, internette oldukça meşhur olan online sahaf sitesi Nadir Kitap'tan aldım. Füruzan olduğu için aldım. :)

Füruzan bu kitapta, Almanya'ya çalışmak için giden gurbetçilerimizle röportajlar yapıyor, bu kitap o röportajlardan yapılan bir derleme. Bir kültür programı kapsamında Almanya'ya gidiyor. Amacı konuk diye tabir edilen bizim işçilerle görüşmek. Batı Berlin'den başlıyor, burada Alman okullarına giden gurbetçi çocuklarıyla konuşuyor. Çocuklar, herşeyin farkında aslında. Almanların onlara nasıl hor görüyle baktıklarının, Alman çocuklarından edindikleri arkadaşları sayesinde nasıl sınıf atladıklarının, anne babalarının Almanca bilmemesinden dolayı hissetkleri... ve daha sonra başka bir kente geçiyor. Bir maden ocağına. Burada çalışan işçilerin çoğu Türk. Onların kaldığı "heim"larda, yani yurt adı altındaki barakalarda kalıyor. İşçilerimizle konuşuyor. Nelere maruz kalmamışlar ki, boşuna değilmiş "Almanya, acı vatan!" dedikleri, okudukça daha iyi anlıyor insan; sömürülmelerini, ezilmelerini, hor görülmelerini. Hem de nasıl... Onlar Almanların gözünde "auslander"lar, küfürlerle geçiyor isimleri...

Okuyun derim, muhakkak okuyun. Mutlaka çevrenizde gurbetçilerimizden tandıklarınız vardır. Artık onlara çok daha farklı bir gözle bakacağınıza eminim!

Kitaptan birkaç cümle ile başbaşa bırakıyorum sizleri...


Bu cümleler, gurbetçi çocuklarımızın ağzından dökülenlerden. Çoğunun cümleleri birbirinin aynı.. Aile içi şiddet, daha çok çalışmak, ölürcesine...


Almanlar, kötü ev sahipliği yapıyorlar, net.


Gereksindiklerimizden fazlaso, hep daha fazlası empoze ediliyor. Bu cümlede düşünülecek öyle çok unsur var ki...

Herkese sevgiler!

7 yorum:

  1. füruzan okunmaz mı yaa, ama ben bu kitabını okumamıştım, mutlaka okuyacağım ama:)

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle ben de okuyacağım...

    YanıtlaSil
  3. Kesinlikle ben de okuyacağım...

    YanıtlaSil
  4. kış okuma şenliğine ben katılamadım. inşallah bahar şenliğinde rahat rahat okuyabilcem..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de gaza gelip daldım birden, tamamlayabilir miyim, orası meçhul :)

      Sil