4 Mart 2014 Salı

Okuduklarım #9: Bir Dinozorun Anıları - Mina Urgan

Merhaba herkese!

Bu sıralar nedense fazlaca içime kapanık günler yaşıyorum. Hatta boş günler... Hiçbir şey yapasım yok, bazen kitap okuyasım da gelmiyor. Yazı bile yazmıyorum. Not defterime dahi... Umarım gelip geçici bir durumdur. Bir an önce atlatmak istiyorum çünkü :( 


Bir Dinozorun Anıları, Mina Urgan
Yapı Kredi Yayınları, 360 sayfa

Geçenlerde kardeşimle Kızılay'a indiğimizde, geçenlerde dediğim rahat bir buçuk ay olmuştur, Begüm'ün sızlanmalarına rağmen "YKY Kitabevine uğramadan şurdan şuraya adımım atmam!" demiştim. Kardeşime bir türlü sevdiremedim kitabevi gezmelerini. Her ne kadar ben de gezip dolanıp kitaplarımı internetten alsam da, çünkü açık ara daha uyguna geliyorlar, YKY'deki %25 indirimi görünce dayanamadım ve Mina Urgan'ın bu kitabı ile Nezihe Meriç'ten Korsan Çıkmazı'nı alıverdim. Korsan Çıkmazı'na görümceme hastanede refakat ederken başlamıştım. Birkaç sayfa okudum, köşede boynu bükük bekliyor. Kısa zamanda devam etmem gerekli.

Bir de YKY'nı gerek baskısı, gerek çevirileri, gerekse sayfa ve kapak düzeni olarak ayrı bir yere koyarım hep. Bambaşkadır, çok severim, okudukça keyif alır mutlu olurum :)

Evde okunmayı bekleyen onca kitabın arasında bu kitaba hemen sıra gelmesi ded beni şaşırttı, bazen böyle kendi kendimi şaşırtıyorum işte. Hemencecik de okuyup bitirdim.

Mina Hanım'ın bu kitabı ile çoook uzun yıllar önce, ortaokul çağlarımda bir defa yolum kesişmişti. Bir arkadaşımdan ödünç almıştım, ama aradan on beş yıl geçince zihnimde hayal meyal birkaç cümleden başka bir şey kalmadı. O yüzden ilk defa okuyormuşum gibi okudum ama eski bir dostla yeniden karşılaşmanın da keyfini yaşadım.

Kitap dışarıdan Mina Urgan'ın otobiyografisi gibi görünse de aslında Türkiye tarihinin de bir kronolojisi gibi aslında. Özellikle Mina hanımın edebiyat ve sanat çevrelerinden tanıdıkları ile yaşadığı hatıraları yazması o isimleri daha bir yakından tanımamıza yol açıyor. Abidin Dino, Orhan Veli, Sait Faik ile hatıralarını paylaşmış.Yaşlılık ile ilgili oldukça orijinal düşüncelerini çok sevdim, hayata karşı düşüncelerini, yaşamaktan nasıl keyif aldığını. Annesi ile olan diyaloglarını. Evlatlarını... Darbe zamanlarındaki ülkenin durumunu izledim. Türkiye siyasal tarihine bir de Mina hanımın gözünden şahit oldum. Ki kendisi aynı zamanda bir profesör, üniversite yıllarını da oldukça iyi kaleme almış. Üniversiteler bir toplumun aynasıdır kanımca...

Kesinlikle okuyun derim, Kitapçı Kedisi'nden sizlere bir tavsiye daha! Otobiyografiler gerçekten aydınlatıcı oluyor özellikle iyi bir kalemden dökülmüşlerse!

Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Gezileri" kitabı ile yazarı okumaya devam edeceğim inşallah. Bir sonraki kitap siparişime eklesem iyi olur, her ne kadar kitap perhizine girsem de :)))

Kitaptan altı çizili satırlarla sizi başbaşa bırakıyorum :) Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sevgiler!!!

Bu cümleye kesinlikle katılıyorum!!!



14 yorum:

  1. Mina urganı ben de geçenlerde okumuştum ve çok sevmiştim. Hatta yine senin gibi yıllar önce okuduğum kitabı sıfırdan okur gibi okumuştum.
    Kitapçı kedisi, senin gibi ben de boş günler yaşıyorum. İçim boşalmış gibi, hiçbir şey yapmak gelmiyor. Bu durumu, sadece kendimde değil, etrafımdakilerde de sıkça görünce, ülkenin durumuyla bir ilişki kuruyorum ister istemez. Genel bir içi SIFIRLAMA hali sanırım :)

    YanıtlaSil
  2. Bahar gelmeden sahiden iyice "sıfırlayalım" bari de, baharla birlikte kendimize gelelim... :)

    YanıtlaSil
  3. Harika bir yorum olmuş,ellerine sağlık. Gezilerini de okumanı şiddetle tavsiye ederim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelecek siparişte inşallah onu da alacağımdır :)))

      Sil
  4. Ben de çok eskiden ve çok severek okumuştum iki kitabını da..
    Durgunluk genel bir hal bence de.. Herkeste gözlemliyorum,umarım cidden çabuk geçer. Ama zaten her an aynı ruh halinde olsak,o da yorucu olurdu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak bu da doğru, sürekli bir mutluluk yahut sürekli bir mutsuzluk da oldukça sinir bozucu olurdu. Hayat dalgalanımlarıyla güzel diyelim o vakit :)

      Sil
  5. Benim de okumayı istediğim bir kitap. Biyografi/otobiyografileri ve anı kitaplarını hep sevmişimdir. Bahsettiğiniz uyuşukluk hali uzun süredir bende de var. Kitap okuma konusunda bile tembelleştim. Eski hızımı yakalamaya çalışıyorum. Biri ülkenin üstüne ölü toprağı serpmiş olmalı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baharla birlikte ölü toprağı kalkar umarım üzerimizden :) Eski hızı yakalama konusunda benim de toparlanmaya ihtiyacım var :)

      Sil
  6. Ben de Bir Dinazor'un Gezileri kitabı hakkında dönem ödevi yapmıştım. Bana okumayı sevdiren kitaplardandı. Kapladım, notlarımı arasına koydum, saklıyorum. Dilerim sen de zevkle okursun.

    YKY konusunda da haklısın. Ben şu aralar başka bir yayınevinden çıkan Ahmet Ertegün biyografisni okuyorum ve çeviri yüzünden tadım tuzum kaçtı. Oysa o kadar renkli bir hayat ki. İşini iyi yapan bir yayınevinden bir kitap okumak ayrı bir zevk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sırada Geziler var, en kısa zamanda okumak istiyorum :)

      Ve katılıyorum, çeviri çok önemli. Hatta bu konuda bir söz de geçiyordu bu kitapta, keşke altını çizip paylaşsaydım :) Berbat çeviri insanı kitaptan soğutuyor maalesef :(

      Sil
  7. benim de çok eskiden okuduğum bir kitap , yeniden okunur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, her dem seve seve okunur hem de :)

      Sil
  8. keşke yaşasaydı da tanışsaydım dediğim yazarlardan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, bazı yazarları ben de özlüyorum, bir imza olsun alabilseydim diyorum

      Sil