1 Mayıs 2014 Perşembe

Okuduklarım #16: Tırpan - Fakir Baykurt

Merhaba!

Uzun zaman aradan sonra bir kitap yorumumla daha sizlerleyim. Bir önceki kitabımı vakit bulduğum bir ara yorumlayacağım inşallah, ismi "Memleket Garları". Şimdi ise, Türk toplumsal gerçekçi yazar akımının en önemli isimlerinden birinin, Fakir Baykurt'un "Tırpan" adlı eserinden bahsedeceğim sizlere.

Fakir Baykurt'la esasında oldukça küçük bir yaşta, ortaokul yıllarımda tanıştım. Annemin Kütahya Simav'daki baba evine gittiğimiz yazlardan birinde, annemin bekarlığından kalma bir Fakir Baykurt romanını bulmuştum. İsmi "Kaplumbağalar"dı. Bir solukta okuyup bitirdiğimi anımsıyorum, çok da beğenmiştim. Hiç ağır gelmemişti bana. Bir kaç yıl evvelinde ise büyümüş bilincimle tekrar okumuş ve yine aynı lezzeti almıştım.

Geçen aylarda, NadirKitap'tan yaptığım sahaf alışverişlerimden birinde, Fakir Baykurt'un bu eserini ve bir de "Anadolu Garajı" isimli öykü kitabını bulunca hiç tereddüt etmeden attım sepete yine. Çünkü, zaman geçse de Baykurt'un işlediği konular güncelliğini bence asla yitirmiyor.



Tırpan, Fakit Baykurt
Remzi Kitabevi, 1970 basım, 375 saya

Fakir Baykurt, bu romanında, Türkiye'de şu an bile hala ve ne yazık ki hala güncelliğini koruyan "çocuk gelin" mevzusuna yer vermiş. 13 yaşındaki Atakçı Veli'nin kızı Dürü, bir gün annesi ile evlerinin damında bulgur sermişken, komşu köyün varlıklı ağası Kabak Musdu, Dürü'ye göz koyar. Bunu hemen o gün Dürü'nün babasına açar. Ne kadar direnseler de komşuların "Musdu'dan zengin adam mı bulacaksınız, yaşatır valla Dürü'yü" gibisinden baskıları sonucu Dürü'yü vermek zorunda kalır Veli.. Olaylar ise bundan sonra gelişir...

Oldukça severek okudum, ama üzüldüm de, çünkü 1960'lı yılların Türkiyesi'nden bu yana pek de bir şeylerin değişmediğini görmek üzücüydü. Ama Dürü'nün ver kadınların direnişi ise inanılmazdı.

Fakir Baykurt'un bu romanını ve diğerlerini okumanızı ise kesinlikle ve kesinlikle tavsiye ederim!

Sevgiler!

4 yorum:

  1. Benim de ortaokul yıllarında ilk okuduğum Fakir Baykurt kitabı Kaplumbağalardı :)
    Baykurt'un dilini seviyorum ve dediğin gibi güncelliğini yitirmiyor.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ortak noktalar beni çok mutlu ediyor :)
      Benden de kocaman sevgiler :)

      Sil
  2. Fakir BAYKURT her dönem için bir aynasıdır ülkemizin.Bu topraklarda doğmuş,yeşermiş,yaşayan tüm hayatların özetidir kaleminden çıkanlar.İnsanı öyle bir anlatır ki bu yüzdendir hiç eskimez hep canlı kalır yaşantılar.Ben de Kaplumbağa Terbiyecisi,Yılanların Öcü,Keklik ve yorumladığınız Tırpan adlı eserini okumuştum.Bu kitaplarıda tavsiye ederim.Aslında tüm yapıtları birbirinden güzel.Ayırt etmeden okunabilecek ölçüde.Bu güzel paylaşımınız için teşekkür ederim. Eski bir dostu bana tekrar hatırlattınız sanki.Blogları güzel kılan bu işte.Takip edeceğim anlamlı bir blog daha oldu.Kaleminiz her daim özgür olsun...

    YanıtlaSil
  3. hanımefendi öncelikle paylaşımlarınız için teşekkür ederim.bir noktaya değinmeden edemeyeceğim. öncelikle bu bir tezli romandır.belirli bir yazılış amacı va o amaca bağlı bir takım metaforlar barındırır. ana izlek kesinlikle çocuk gelin sorunu değildir.çocuk gelin sadece light motifdir burada. kitabı bukadar sığlara çekmek çok haksızlık olur.kolay gelsin

    YanıtlaSil