8 Aralık 2016 Perşembe

Okuduklarım #53: Ölmeye Yatmak - Dar Zamanlar I, Adalet Ağaoğlu

Merhaba!

Yaklaşan yeni yıl ile birlikte her yıl yeni mutluluklar, ümitler gelirdi bana. Bu sene nedense pek o modda değilim. Hatta biraz karamsarım bile denilebilir. Bunda alınmayan saatlerin etkisi var mı bilemiyorum. Bana beni biraz ateşleyecek, mutluluk kibriti çaktıracak bir şeyler gerekli. bir bulabilsem... 

Neyse, sizi şahsi dertlerimle fazlaca sıkmadan kitabımı yorumlamaya girişeyim. 


Bu şubatta (Şubattı sanıyorum, yanılabilirim ay konusunda; ama bu yıl olduğundan eminim.) Adalet Ağaoğlu'nun güncelerinin ilk cildi Damla Damla Günler-1'i okumuştum. O günlerin kaydını tutarken, bir yandan da Ölmeye Yatmak romanının yazım sancılarını aktarıyordu sayfalara. Kah yazıyor, kah durgunluktan şikayet ediyor; kimi günler ise hiç yazamadığından, ilerleyebilecek bir yol bulamadığından bahsediyordu. Mart ayı kitap siparişimde tabii ki Ölmeye Yatmak'ı da istedim. Sonuç, ancak aralık ayında okuyabildim.

Okumaya başladığım anda ise inanılmaz bir hayıflanma duydum içimde; "Ben neden daha evvelden okumadım bu kitabı?" Çünkü inanılmaz bir şekilde içine çekti beni. 


Ölmeye Yatmak (Dar Zamanlar-I), Adalet Ağaoğlu
Everest Yayınları, 400 sayfa

Öğretim üyesi modern Türk kadını Aysel'in iç hesaplaşmasıydı satırlarda var olan. Bir otel odasında ölmeye yatarken dünyada bıraktıklarını sorguluyordu. Küçük bir ilçede küçük ve tutucu bir esnafın baskı altındaki kızıyken, hangi savaşımlarla bu noktaya geldiği. Aslında sorgulanan Cumhuriyet'in ilk yıllarında ne denli "imtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kitle" olmaya çalıştığımız ve ne kadar olabildiğimizdir. İkinci Dünya Savaşı; bozulan dengeler, karneyle verilen ekmek, ama isteyenlerin böreklik un bulabildikleri bir çevre. İdealist Dündar Öğretmen ve öğrencileri Ali, Aysel, Aydın, Namık ve diğerleri.

Sevgili Leylak Dalı'nın da tavsiyesiyle en kısa zamanda ikinci kitap "Bir Düğün Gecesi" ile devam edeceğimdir inşallah.

Herkese çok sevgiler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder